Robotik Cerrahi Nedir?

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte son yıllarda tıp alanında robotlar da dahil olmaya başladı. Tıp alanında robot kullanımı, yaraların ve komplikasyonların daha az daha kısa süren cerrahi müdahale avantajlarını beraberinde getirmektedir.

Robotik cerrahi kullanılan durumlar

Branşı ne olursa olsun laparoskopik müdahalelerin  tamamında robotik cerrahi yöntemleri uygulanabilmektedir. Bununla birlikte halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen laparoskopik müdahalelerin tamamı robotlar yardımıyla gerçekleşebilmektedir. Robotların en yaygın kullanıldığı operasyonlar; prostat, kalp damar ameliyatları ile birlikte safra kesesi ameliyatları ve kadın hastalıkları ameliyatlarıdır. Kadınlarda sıklıkla görülen miyomların tedavisi son yıllarda genelde laparoskopi yöntemi ile yapıldığından robotik cerrahinin en çok kullanıldığı alan olmuştur. Diğer bir alan ise jinekolojik kanserler ve rahim sarkmasıdır. Bu ameliyatların robotlar yardımıyla yapılmasındaki en büyük etken; operasyonun uygulanabileceği alanın dışında kesinlikle daha fazla kesiye gerek duyulmamasıdır. Ayrıca diğer ameliyatlara göre ameliyat bölgesinin çevresindeki dokulara en az zarar veren bu yöntem, sterilizasyonun bozulmaması, cerrahi başarının yüksek olması ve yan etkilerin yok denecek kadar az olması nedeniyle tercih edilmektedir. Robotik cerrahinin diğer kazanımları şunlardır;

  • Yüksek çözünürlükte görüntü ile stabil operasyonlar: Standart yöntemlerle uygulanan laparoskopik ameliyatlarda tek kamera kullanılırken robotik cerrahi uygulamalarında yüksek çözünürlükteki iki adet kamerayla daha geniş ve stabil üç boyutlu görüş açıları sağlanabiliyor. Ayrıca son yıllarda ülkemizde de yaygınlaşmakta olan HD (high defination) görüntü teknolojisi sayesinde operasyonlar çıplak gözle gerçekleşenler gibi devam etmektedir. Robotların ellerin müdahale edemeyeceği yerlere de rahatlıkla girebilmesi sayesinde gözle görülmesi zor olan ufak oluşumların tespiti de kolaylaşmaktadır.
  • Esnek hareket kabiliyeti: Robotların sahip olduğu dört kol sayesinde işlevselliği oldukça artıyor. Bir kol ile kamerayı tutarken iki kol cerrahi müdahale ekipmanlarını tutuyor ve sonuncusu da müdahale edilecek deri veya dokuyu tutmak, sabitlemek için kullanılıyor. Son yıllarda ‘EndoWrist’ adı verilen teknoloji sayesinde bu kolların her birisine eklem uçları eklenebiliyor. Bu sayede yedi derece hareket sınırsızlığı ve iki derece aksiyel rotasyon mümkün kılınabiliyor. Hareketlerin dereceleri; üç bilek hareketi, üç kol hareketi, kesme ve tutma şeklinde gerçekleşiyor. Bu aletlerde kullanılan teknoloji açık ameliyatlarda ve iki boyutlu laparoskopik ameliyatlarında karşılaşılan zorlukların tamamını ortadan kaldırıyor.
  • El titremelerini önleyen yazılımlar: Normal şartlarda açık veya elle yapılan laparoskopik ameliyatlarda eldeki titremeler yüzünden birçok komplikasyon görülebilir. Robotik cerrahi teknolojisinde kaydedilen gelişmelerle birlikte cerrah, bir panelden robotu yönetiyor ve robot, buradan aldığı sinyallerle gerekli müdahaleleri yapıyor. Robotik cerrahinin ilk kullanılmaya başladığı yıllarda çok az da olsa eldeki titremelerin komuta merkezi tarafından bir emir olarak algılanması sonucunda komplikasyonlar oluşmuştur. Fakat eldeki titremelerin ölçekli şekilde robotik kollara nakledilmesiyle birlikte, komuta merkezi ufacık titremeleri bile hemen algılıyor ve bu yanlış sinyalin robotik kola gönderimini engellemektedir. Bu sayede aşırı derecede hassasiyet gerektiren işlemler dahi kolaylıkla robotik cerrahi yöntemle yapılabilmektedir.