Robot kelimesi ilk kez Karel Capek tarafından kullanılmış ve bu Çekoslovak yazar tarafından isimlendirilmiştir. Robotlar, o zamanlar küçük işleri halledebilen basit makineler iken günümüzde robotlar sayesinde, tıp bilimi de dâhil olmak üzere bir çok alanla kolaylıklar sağlanmıştır. Tıp alanında robot kullanımı, çeşitli cerrahi işlemlerde insan eliyle değil robot olarak nitelendirilen makineler ile işlem yapma olarak bilinmektedir. Her hangi bir cerrahi işlemde endüstriyel olarak tasarlanmış bir robottan yararlanılıyorsa ya da bu robot cerrahi işlemde direkt olarak tek başına çalışıyorsa bu işlem robotik cerrahi olarak adlandırılmaktadır. İlk robotik cerrahi işlemi 1985 yılında, beyin cerrahisinde kullanılmıştır.  Beyin biyopsilerinin daha hassas yapılabilmesi amacıyla üretilmiş olan bu robottan sonra, sindirim sisteminin kontrol edilmesi için tasarlanmış yeni bir robot üretilmiş ve buna Probot ismi verilmiştir. Tüm dünyada ilk onay alan robot ise, Robodoc ise ortopedik cerrahi işlemler için kullanılmıştır.

Günümüzde laparoskobik müdahaleler artık robotik cerrahi kullanılarak yapılmaktadır ve kullanımı giderek artmaktadır. Cerrahide robotların kullanılmaya başlaması videoskopik cerrahinin gelişmesine de katkıda bulunmuş, hastanın iç organlarındaki herhangi bir rahatsızlık vücudun uygun bir yerinden delik açılması yoluyla vücut içerisine bir kamera gönderilerek görülebilmeye başlanmıştır. Bu işleme anahtar deliği cerrahisi de denilmektedir. Rahatsızlığın görülebilmesinin yanı sıra robotlar yardımıyla hastanın vücudu içerisinde cerrahi işlem yapabilmeyi sağlıyor olması ile robotlarla yapılan cerrahi günümüzde en popüler cerrahi sistemlerden biri olmuştur. Robotik cerrahinin en önemli avantajları, daha küçük kesiler ile işlem yapmayı sağladığı için hastanın çok daha çabuk bir sürede iyileşmesi ve yatış süresinin çok kısa olması olarak bilinmektedir. Tabii ki bu cerrahi sisteminin daha birçok avantajı bulunmaktadır.  Herhangi bir hastalığın bu yöntem ile çok kısa sürelerde tedavi edilebiliyor olması çok önemli bir avantaj olarak düşünülebilmektedir. Örneğin bir kanser hastasının teşhisi eskiden daha geç ve açık ameliyatla örnek alıp konulabilirken günümüzde biyopsinin birkaç saat içerisinde kapalı bir şekilde yapılıyor olması sayesinde kanser teşhisi hemen operasyon sırasında konulabilmekte ve hastalığın ilerlemesine imkân verilmeden tedavi aşamasına geçilebilmektedir.

Robotik cerrahi teknolojisinin diğer avantajları ise, ameliyat sırasında komplikasyonların en aza indirgenmesi, işlemde kullanılacak aletlerin az olması ve ameliyatların kapalı bir şekilde yapılıyor olması nedeniyle hastanın enfeksiyon kapma riskinin en aza indirgenmesi, kapalı ameliyatlarda kan kaybı durumu söz konusu olmadığından kan nakli ihtiyacının en aza indirgenmesi, kesilerin azaltılması nedeniyle iyileşme sürecinin hızlı olması ve ameliyat sonrası ağrıların en aza indirgenmesi böylece hastanın günlük hayattaki faaliyetlerine dönüş süresinin kısaltılması, olarak sayılabilmektedir. Robotik cerrahinin ameliyatlarda hata payını da azalttığı bilinmektedir. El ile yapılan bir açık ameliyatta cerrahının elinin titremesi operasyonun gidişatını olumsuz yöne çekebilirken robot kullanımında titreme gibi bir problem olmayacağından hata riski de en aza indirgenmiş olacaktır.