Gebeliği ötelemeyi düşünen kadınlar dikkat!

Kız çocukları doğduklarında yumurtalıklarında 400.000 civarında yumurta bulunur. Doğumdan ergenlik dönemine kadar geçen sürede yumurta üretimi olmaz ve varolan yumurtaların bir kısmı özelliğini kaybeder. 38 yaşında kalan yumurta sayısı 25.000 kadardır.  Ergenlik ile birlikte her ay bir grup yumurta olgunlaşmak üzere gelişmeye başlar ancak bir veya iki tanesi olgunlaşırken diğerleri yok olur.  Bu doğal fizyolojik bir süreçtir. Yaş arttıkça yumurtalık depoları azalmaktadır ve kalanların kalitesi düşük olmaktadır.

Kadınlarda gebe kalma olasılığı yaş arttıkça azalmaktadır. Yumurtalıklar için bu kritik yaş değeri 37’dir. Tüp bebek uygulamalarında 25 yaşında bir kadının doğurma olasılığı % 36, 40 yaşında % 16, 44 yaşında ise % 5’in altındadır.

Çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlar yumurtaları olumsuz etkileyen aşağıdaki durumlarda mutlaka yumurtalık rezervini değerlendirmelidirler.

  • Sigara içiyorsanız. Günde 10’dan fazla sigara içimi yumurtalık rezervini azaltmaktadır
  • Radyasyona maruz kaldıysanız veya kemoterapi aldıysanız
  • Çikolata kistiniz varsa
  • Yumurtalıkla ilgili ameliyat geçirdiyseniz.
  • Ailenizde erken menopoz varsa

Bu faktörler dışında vücutta yıkım ürünlerini artıran, dokuları olumsuz etkisi olan uyuşturucu ve toksik madde kullanımı, uzun süreli yüksek oranda alkol kullanımı ve bazı metabolik ve immünolojik hastalıklarda uzun süreli ilaç kullanımı da yumurta depolarını etkilemektedir. Doğurganlık potansiyelini korumak ve sürdürmek isteyen kadınlar yukardaki risk faktörlerinden uzak durmalıdır.

Ayrıca, bu risk faktörlerini taşımayan üreme potansiyelini ve yumurta depolarının durumunu merak eden her kadın ultrasonografik muayene ve hormon tahlilleri ile bilgi sahibi olabilir.

Yumurtalıkların üreme fonksiyonlarında azalmayı gösteren bulgularında akılda tutulması gerekir. Bunlar:

  • Adet kanamaları birbirine yaklaşması ve kısalmasıdır. Daha önceleri 28–30 günde bir adet gören kadınlarda kanamalar 20-27 günde bir olmaya başlar. Bazen daha kısa da olabilir. Kanama miktarı değişmeyebilir. Bazı kadınlarda ise bu süre uzar.
  • Yumurtalık fonksiyon bozukluğu bulgularından biri de düşük sayısının artmasıdır. Bu tedavi ile oluşan gebeliklerde de görülebilir.
  • Tüp bebek veya aşılama tedavilerinde yumurtalıkların uyarılması sonucunda gelişen yumurta sayısının az olması. Bu duruma yüksek doz ilaçlar da etkili olmaz ve tedavi başarısını düşüren önemli bir faktördür ve tedavisi yoktur.

Kadınlar için en uygun doğurganlık yaşı 20-30 yaş arasıdır. 35  yaştan sonra gebelik olasılığı azaldığı gibi gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığı, gebelik zehirlenmesi de artmaktadır. Ayrıca düşük olasılığı da bu yaştan sonra artmaktadır.

Gebeliği ötelemeyi düşünen kadınlar öncelikle yumurtalık rezervine belli aralıklarla baktırmalıdır. Sigara içmemelidir. Toksik ve zararlı madde kullanımı olmamalıdır. Anti oksidan(vücutta yıkımı azaltan) ve destek ürünlerinin yumurtalık rezervine katkısı tartışmalıdır.

Kırk yaşını geçmiş kadınlar gebe kalmak istediklerinde öncelikle eşlerinin bir sperm tahlili yaptırması gerekir. Sperm tahlili normalse ve gebeliği engelleyebilecek herhangi bir hastalık yoksa, yapılması gereken yumurtalık rezervinin değerlendirilmesidir. Bu amaçla ultrasonografi ve hormon tahlili yapılmalıdır.

Günümüzde kadınların eğitim ve kariyer planları birlikteliğinde gebeliği ötelemeyi getirmiştir. Tüp bebek merkezleri hastalarının önemli bir kısmını bu yaş grubu hastalar oluşturmaktadır. Gebeliği ötelemeyi düşünen kadınlar mutlaka yumurtalık rezervlerine baktırmalıdır. Yumurtalık rezervi ultrasonografik muayene ve hormon testleri ile kolayca değerlendirilebilir. Bu önlem gereksiz zaman ve para kaybını önleyecektir.